: 0224 220 88 55

Nükleer Tıp Bilgi

Nükleer Tıp Nedir?

En basit tanımıyla nükleer tıp hastalıkların tanı ve tedavisinde radyoaktif maddelerin kullanımıdır.

Halen ülkemizde üniversitelerde, büyük illerin devlet ve sigorta hastaneleri ile bazı özel merkezlerde hizmet veren nükleer tıp bölümlerinde hemen her organ sistemiyle ilgili hastalıklarda fonksiyon (işlev) görüntülemesi yapılmaktadır. Bu merkezlerde yapılan tanısal tetkikler tiroid, kemik, kalp, böbrek ve diğer birçok organın ve hastalığın sintigrafik görüntülenmesi olup aynı zamanda tiroid hastalıkları başta olmak üzere bazı tumor ve enflamatuar hastalıkların tedaviside yapılmaktadır.

Nükleer Tıpta Sıklıkla Kullanılan Terminolojık Kavramlar

  • Sintigrafi: Nükleer tıpta yapılan işleme verilen isimdir.
  • Radyofarmasötik: Nükleer tıpta hastalara çeşitli yollarla verilebilen (enjeksiyon veya ağızdan) çok düşük miktar radyoaktivite ve buna bağanan kimyasal ilaçlardan oluşan maddelere denilir.
  • Planar Yöntem: Nükleer tıpta çekilen filmler eğer tek düzlemde ve 2 yönde çekiliyorsa planar yöntem denir.
  • SPECT: Filmi alınacak organın çevresinden 180 veya 360 derecelik açı boyunca görüntüler alınır. Çekim sonucunda bilgisayar yardımıyla ham görüntüler işlemden geçirilir. Bu yöntemde çekilen organlar 3 boyutlu olarak incelenir.
  • PET: Burada kullanılan radyoaktivite positron yayan ışınlardır. Filme görüntüleme işlemleri  SPECT gibidir.


Nükleer tıp'ta ne yapılıyor?

Nükleer tıp güvenilir, ağrısız ve pek çok yönteme göre bazı hastalıkları önceden gösterebilen bir görüntüleme yöntemidir. Nükleer tıp'ta radyoaktif maddeler veya bununla hazırlanan bazı özel kimyasal bileşikler vücuda verilerek ilgili organ ve sisteme ait fizyolojik görüntüler elde edilmekte ve bu yolla birçok organ ve sistemin fonksiyonları değerlendirilmektedir. Nükleer Tıp tetkiklerinden hastalıkların tanısı, süreci ve tedaviye yanıtlarının değerlendirilmesinde faydalanılmaktadır. Ayrıca başta tiroid hastalıkları olmak üzere bazı tümörler ve enflamatuar hastalıklarda ve kemikleri tutan kanserlerde tedavi amaçlı radyoaktif madde uygulamaları yapılmaktadır.

Nükleer Tıp Tetkikleri ve Radyoaktif maddelerin zararlı mı?

Nükleer tıp'ta kullanılan radyoaktif maddelerin radyoaktivite dozları genellikle çok düşüktür. Bu dozlarda radyoaktivitenin insanda önemli bir hastalık veya radyasyona bağlı ciddi bir hasar oluşturduğuna dair kanıt bulunmamaktadır.

Hastanın aldığı radyasyon miktarı tanı amacıyla çekilen pek çok röntgen filminden daha az veya onun kadardır. Genellikle hepimiz doğadaki ve ayrıca yapay olarak bulunan radyasyona maruz kalmaktayız. Genelde uzaydan ve topraktan doğadaki radyasyonu almaktayız. Ayrıca çevremizde yapay olarak varolan televizyon ışınlarından, fosforlu saatlerden, cep telefonlarından, vb.den de radyasyon almaktayız. Nükleer tıp işlemlerinin çoğunda alınan radyasyon miktarı birkaç ay içinde doğadan aldığımız radyasyon miktarını geçmemektedir.

Nükleer Tıp Tetkikleri ve Radyoaktif maddeler alerji yapar mı?

Nükleer tıp'ta kullanılan radyoaktif maddelerin alerjik yan etkileri yok denecek kadar azdır.

Nükleer Tıp Tetkikleri ve Radyoaktif maddeler ne kadar süre vücudumuzda kalıyor?

Radyoaktif maddeler ışıma yaparak belli bir yarı ömür kuralı uyarınca sürekli azalma gösterirler. Ayrıca vücuttan idrarla ve barsaklar yoluyla da atılmaktadırlar. Her maddenin farklı bir yarı ömrü olduğundan bunların vücuttan kaybedilmeleri de farklı farklıdır. Hastaya verilen radyoaktif maddeye göre ne kadar süreyle ve nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında bilgi verilmektedir. Nükleer tıpta en sık kullanılan radyoaktif madde teknesyum olup yarı ömrü 6 saattir. Genellikle intravenöz enjeksiyonla verilen teknesyum'un tamamı pratik olarak 24 saatte vücuttan atılır. Eğer iyot-131 kullanılıyorsa vücuttan tamamen temizlenmesi için pratik olarak 1 ay geçmelidir. Galyum-67, Talyum-201 gibi radyoaktif maddeler de pratik olarak 12-13 günde vücuttan atılırlar.

Nükleer Tıp Tetkikleri ve Radyoaktif maddeler ile ilgili dikkat edilmesi gerekenler?

Hem gereksiz yere radyoaktiviteye maruz kalınmaması hem de hamile veya çocuk gibi, dokuları gelişme gösteren ve radyasyondan etkilenme olasılığı daha yüksek olan gruptaki insanları koruma prensipleri gereğince kullanılan radyoaktif maddenin cinsine göre değişen sürelerde radoaktivite verilen kişi çevresindeki bireylerden uzak durmalıdır. Bu süreler ve korunması gereken mesafeler tetkik yapılan kişilere ilgili merkezlerde anlatılmaktadır. Radyoaktif maddelerin çoğu idrarla atıldığından idrar yolu ile bulaşma olmamasına dikkat edilmelidir.