: 444 8 224

Osteoporozunuz (Kemik Erimesi) var mı?

Halkımız arasında sıklıkla kemik erimesi diye bilinen osteoporoz kemik yoğunluğunun azalarak normalde kemiğe hasar veremeyecek kadar basit darbelerin bile kırıklara yol açabildiği bir hastalıktır. Kemik mineralizasyon oranı değişmez ama kemiğin kütlesi azalır. Ortalama olarak 45 yaş üstünde her 10 kemik kırığının 7'sinin nedeni osteoporoz'dur. Yaklaşık olarak 65 yaş üzerindeki kadınların 1/3'ünde osteoporoz vardır.

Osteoproza birçok hastalık neden olsa da asıl neden menopoza girme (tip 1) ve yaşlanma (senil tip 2) denebilir. % 20 neden ise birazdan bahsedeceğim hastalıklardır.Menopoza girme ile azalan kadınlık hormonu östrojen tip 1'de altta yatan asıl nedendir. 

Tip 2 yani senil osteoporozda ise zamanla barsaklardan azalan kalsiyum emilimi ile Parathormon denen hormonun artması asıl nedendir. Parathormon (PTH) kemiklerden kalsiyum çözerek kanda eksilen kalsiyumu dengelemeye çalışır, buna sekonder hiperparatiroidizm de denir ve sonuçta kemik yapısı bozulmaya yani erimeye başlar. Tip 1 yani menopozal osteoporoz vakaları genellikle 50'li yaşlardan sonra başlar, bayanlarda 6 kat daha fazla görülür ve kemik kaybı hızlı gider. Tip 2 senil osteoporoz ise daha geç yaşlarda (65-70) başlar, kemik kaybı daha yavaştır ve cinsiyet farkı daha azdır (kadınlarda yine 2 kat fazla görülür.) Her iki tip osteoprozda da kanda kalsiyum,fosfor ve ALP normal seviyelerdedir.

Osteoproza neden olan % 20'lik diğer nedenler ise çok sayıdadır. Hipo-hipertiroidi, cushing hastalığı, diyabet, hipopitütarizm, prolaktinoma, gebelik, porfirialar, çölyak hastalığı, karaciğer hastalıkları, alkolizm, malabsorbsiyonlar, multipl miyelom, talasemiler, lösemiler, kanserler, romatizmal hastalıklar, uzun süreli yatak ıstırahatı, alüminyum-heparin-steroid vs kullanımı gibi birçok neden osteoporoza neden olabilir. Depresyon da osteoporoz nedeni sayılmaktadır çünkü depresyonda genellikle yüksek olan serum kortizol yüksekliği de kemik erimesi yapmaktadır. 

Sigara içme ise östrojen sentezinde blokaj nedeniyle hem erken menopoza hem de osteoporoz riskinde artışa neden olur. Keza alkol kullanımı da kalsiyum emilim bozukluğu, testosteron düşürücü etki, direk toksik etkiler, vitamin D sentezinde blokaj gibi nedenlerle kemik erimesine neden olur. Fazla et yeme, hatta ekmek yeme bile osteoproz nedeni olabilir çünkü artmış protein alımı nedeniyle idrarla kalsiyum atılımı arttığı gibi kemikten kalsiyum çözülmesi de artar.

Fazla kahve içme de idrardan kalsiyum atarak osteoporoza neden olur, çay ise tam tersi koruyucudur. Bu nedenle kahve, alkol ve sigaradan uzak durmak en basit diyetsel önlemlerin başında gelir. 

Osteoporoz bulguları nelerdir ?

Başlangıçta pek ağrı yoktur ama kemik dokusunun trabeküler yapısının % 20-30'u kaybolduğunda kemik ve sırt ağrıları başlar. Çoğu zaman dinlenmeyle ağrı azalır ama kayıp oranına bağlı olarak giderek artabilir. Halsizlik, ayakta kramplar, omurga ve femur boynunda ve kalçada kırıklar gibi ciddi bulgular gelişebilir. Kalça kırıkları özellikle yaşlı hastalarda % 20 oranında ölümle sonuçlanan ciddi bir komplikasyondur.

Osteoporoz tanısı nasıl konur ?

Hasta menopozal dönemde ise zaten rutin yapılması gereken kemik dansitometre ölçümleri ile hastalık teşhis edilebilir. Dual x-ray absorsiyometri (DXA) en sık kullanılan kemik tarama metodudur. Bununla beraber kemik dansitometresi birazdan bahsedeceğim biyokimyasal testlere göre hem daha zahmetli bir testtir, hem de tedaviye yanıtı daha geç gösterir. Kandan yapılan C-TX gibi testlerle tedavinin etkinliği 1.ayda görülebilirken, dansitometre de etkinliği görmek için en az 6-12 ay beklemek gerekir.

Beta-Crosslaps (Beta-CTx): Tip I kollajenle ilgili fragmanlardan biridir. Kemikteki Tip I kollajen yıkımı için spesifiktir. Serum Beta-CTx düzeyleri güçlü bir sirkadiyen değişim gösterir, bu nedenle serum CTx düzeylerine bir gecelik açlık sonrası sabah 9:00'dan önce alınan kandan bakılmalıdır. Kemik yıkım hızının görülmesi, kırık riskinin hesaplanması, hormon replasman ve bifosfonat tedavilerinin takibi ile tedavi etkinliğinin izlenmesi, kemik metastazlarının ve Paget's hastalığının tedavisinin takibinde kullanılır. Normalde artan değerler tedaviyle düşüşe geçmelidir. Diğer idrar markerlarına göre üstün bir testtir. Çünkü idrar toplama sorunları,idrar korunmasında dilüsyonundaki bazı sorunlar nedeniyle ve kemiğe özgü olması nedeniyle ilk tercih edilmesi gereken test olmalıdır. İdrar testlerinin hesaplanmasında kreatinine göre düzeltim yapılması da her zaman güvenilir değildir çünkü kreatinin seviyeleri de kas kitlesi ve böbrek fonksiyonlarına bağlı değişir.

Osteoporoz'dan korunmak için neler yapalım ?

Menopoz öncesi sağlıklı beslenme ile düzenli ve dozunda egzersiz çok önemlidir. Yeterli kalsiyum alınması diyetsel düzenlemede ana faktördür. Süt, yoğurt ve peynir en fazla kalsiyum içeren gıdalardır. Bir bardak süt günlük kalsiyum ihtiyacının % 20'sini karşılar. Yeşil sebzeler, kabuklu deniz hayvanları, soya fasulyesi, fındık, badem, pekmez, fasülye,mercimek, fıstık, ceviz, lahana, brokoli, sardalye ve alabalık bol kalsiyum içerir.

Yine vitamin D seviyemizi yüksek tutmalıyız. Günlük ortalama 400-800 İU alınmalıdır. Kanda seviyesi en az 20 ng/ml olmalıdır. Bu düzeyin altında ise vitamin D takviyesi alınız. 

Sigara ,alkol ve kahveden mümkün olduğunca kaçınmak, yeşil çay tüketmek, fazla hayvansal protein almamak ve egzersiz yapmak (kas gücünü artırır,kemik mineral yoğunluğunun azalmasını engeller) alabileceğimiz önlemlerin başında gelir.

Aile bireylerinde veya kendilerinde hafif travmayla bile kalça kırığı olanlar, uzun süreli kortizon kullananlar, boy kısalığı başlayanlar, günde 15 ve üstü sigara içenler ve düzenli alkol alanlar, sık ishal olanlar, 45 yaş öncesi erken menopoza giren bayanlar, impotans, cinsel istek azlığı veya düşük testosteron seviyesi olanlar, aşırı proteinli beslenen yaşlılar daha fazla osteoporoz riski taşır. Bu kişiler, 50 yaş üstü tüm bayanlar ve 60 yaş üstü erkeklerin yılda en az bir kez Beta-Crosslaps (Beta-CTx) düzeylerine baktırmaları ve kemik dansitometrisi yaptırmaları önemlidir.