: 0224 333 0 666

Tıbbi Görüntüleme Hayat Kurtarıyor

Radyoloji modern sağlık hizmeti tarihindeki en başarılı teknolojik ve profesyonel gelişmelerin başında gelmektedir. Benzer şekilde radyoloji uluslararası alanda en saygın tıp dergilerinden olan The New England Journal of Medicine tarafından tıp alanında son 1000 yıl içindeki kaydedilen en önemli 10 gelişme arasında sayılmıştır. Bu bakımdan tıbbi görüntüleme sağlık hizmetinde en heyecan verici gelişmelerin kaydedildiği alan konumundadır. Direkt grafiler, MR incelemeleri, ultrason ve diğer tıbbi görüntüleme teknolojileri sayesinde elde edilen dikkat çekici görüntüler birçok kişi tarafından bilinmekte fakat bu hizmetlerin amaç ve değeri tam olarak anlaşılamamaktadır.

Bu sebeple Wilhelm Conrad Röntgen’in 1895’de x ışınlarının varlığını keşfettiği gün olan 8 Kasım tarihi eylem ve farkındalık günü olarak seçilmiştir. Bu sayede tıbbi görüntüleme sağladığı görsel zenginliğe sahip verilere, radyologların sayısız tıbbi durumda sağlık hizmeti ekibinin bir parçası olarak üstlendiği hayati role ve tıbbi görüntüleme alanında çalışan profesyonellerin gereksinim duyduğu yüksek eğitim ve profesyonel standartlara dikkat çekilmesi amaçlanmıştır.

Görüntüleme teknolojisindeki baş döndürücü hızdaki gelişmeler sayesinde, kanserli hastaya yaklaşımda radyolojik değerlendirme çok temel bir konuma gelmiştir. Görüntüleme sayesinde elde edilen tümöre ait yapısal, metabolik ve fonksiyonel bilgiler, uygulanacak tedavi yaklaşımını doğrudan belirler hale gelmiştir.

Radyoloji alanında son dönemde kansere yaklaşımı önemli ölçüde değiştiren gelişmelerin başında PET-BT, MR-PET, prostat kanseri tanısında kullanılan MR-TRUS füzyon tekniğinde olduğu gibi hibrid görüntüleme teknikleri gelmektedir. Bu sayede farklı modalitelerle elde edilen ve kanserin evrelemesinde ve tedavinin planlanmasında tamamlayıcı role sahip bilgilerin daha etkin ve sinerjistik olarak kullanımı mümkün hale gelmiştir. Yine tümörü daha erken evrede gösterebilen teknikler sayesinde uygulanan tedavilerin etkinliği artmış ve kanser sonrası sağ kalım oranlarında önemli artışlar kaydedilmiştir. Daha da önemlisi, kanserli dokunun ve vücuttaki yerleşiminin erken dönemde ve doğru olarak gösterilebilmesi sayesinde büyük ameliyatlarda olduğu gibi komplikasyon oranlarının yüksek olduğu tedavi yöntemlerinin yerini giderek artan oranda uygulanan görüntüleme eşliğinde uygulanan ve hasta konforunun ön planda tutulduğu minimal invazif tedavi teknikleri almaktadır.

Peki ülkemizde durum nedir?

Türkiye’de meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kalın barsak kanserine yönelik olarak Sağlık Bakanlığı tarafından toplum tabanlı tarama programları uygulanmaktadır. Bu konuya ilişkin çalışmalarda Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren ve hemen her ilde bulunan KETEM (Kanser Tarama ve Eğitim Merkezi) Merkezleri tarafından yürütülmekte ve kanser taramasına yönelik farkındalığın arttırılmasına çalışılmaktadır. Ayrıca Toplum Sağlığı Merkezlerinde Aile hekimleri tarafından da gerekli bilgilendirme yapılmaktadır. Buna rağmen kanser taramaları konusundaki farkındalığın orta düzeyde olduğu söylenebilir.