: 0224 333 0 666

Nükleer tıpta bilmediklerinizi BURTOM’a sorun!

BURTOM Sağlık Grubu’na bağlı Nükleer Tıp Merkezi, onkoloji hastalarına yönelik önemli hizmetler vererek Bursa’da sağlık alanında bir eksikliği gideriyor.BURTOM Sağlık Grubu Nükleer Tıp Merkezi’nin başında ise daha önce Bursa Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Nükleer Tıp Bölümü’nde çalışmış olan deneyimli isim bulunuyor; Dr. Necmettin Konuk. 

Nükleer tıpta insan vücuduna radyoaktif maddelerin verildiğini ve bu maddelerin saçmış olduğu radyoaktif ışınlardan yararlanılarak “tiroid kanseri, hipertiroidi, nöroendokrin tümörler, ağrılı kemik metastazları, inflamatuar eklem” gibi başlıca hastalıkların tedavisi yapılıyor. Türkiye’de nükleer tıp merkezlerinde her yıl 400 bin hastaya tanı, 50 bin hastaya da kesin tedavi hizmeti verildiğini belirten Dr. Necmettin Konuk, radyoaktif maddelerin tedavi amacıyla kullanılmasının ise gittikçe artan bir tedavi yöntemi olduğuna dikkat çekiyor. 

Dr. Konuk, “Nükleer tıp alanındaki teknolojik gelişmeler son yıllarda büyük bir ivme kazandı. Bilgisayarlı tomografi ile birleştirilen nükleer tıp çalışmalarında yeni bir cihaz kullanılıyor. PET/CT adı verilen bu cihaz günümüzde kanser hastalığı tanısında kullanılan en gelişmiş görüntüleme yöntemine olanak sunuyor. Ve bu alet Bursa’da sadece üç tane var. Bir tanesi de BURTOM Sağlık Grubu Nükleer Tıp Merkezi’nde” diyor. 

Dr. Necmettin Konuk’a nükleer tıpla ilgili bilmediklerimizi sorduk.

Nükleer tıp'ta ne yapılıyor?

Güvenilir, ağrısız ve pek çok yönteme göre bazı hastalıkları önceden gösterebilen bir görüntüleme yöntemidir Nükleer tıp. Bu tedavi yönteminde radyoaktif maddeler veya bununla hazırlanan bazı özel kimyasal bileşikler vücuda verilerek ilgili organ ve sisteme ait fizyolojik görüntüler elde edilmekte ve bu yolla birçok organ ve sistemin fonksiyonları değerlendirilmektedir. Nükleer Tıp tetkiklerinden hastalıkların tanısı, süreci ve tedaviye yanıtlarının değerlendirilmesinde faydalanılmaktadır. Ayrıca başta tiroid hastalıkları olmak üzere bazı tümörler ve enflamatuar hastalıklarda ve kemikleri tutan kanserlerde tedavi amaçlı radyoaktif madde uygulamaları yapılmaktadır.

Peki, bu radyoaktif maddelerin bize zararı yok mu?

Nükleer tıp'ta kullanılan radyoaktif maddelerin radyoaktivite dozları genellikle çok düşüktür. Bu dozlarda radyoaktivitenin insanda önemli bir hastalık veya radyasyona bağlı ciddi bir hasar oluşturduğuna dair kanıt bulunmamaktadır.

Hastanın aldığı radyasyon miktarı tanı amacıyla çekilen pek çok röntgen filminden daha az veya onun kadardır. Genellikle hepimiz doğadaki ve ayrıca yapay olarak bulunan radyasyona maruz kalmaktayız. Genelde uzaydan ve topraktan doğadaki radyasyonu almaktayız. Ayrıca çevremizde yapay olarak varolan televizyon ışınlarından, fosforlu saatlerden, cep telefonlarından, vb.den de radyasyon almaktayız. Nükleer tıp işlemlerinin çoğunda alınan radyasyon miktarı birkaç ay içinde doğadan aldığımız radyasyon miktarını geçmemektedir.

Bu maddeler ne kadar süre vücudumuzda kalıyor?

Radyoaktif maddeler ışıma yaparak belli bir yarı ömür kuralı uyarınca sürekli azalma gösterirler. Ayrıca vücuttan idrarla ve bağırsaklar yoluyla da atılmaktadırlar. Her maddenin farklı bir yarı ömrü olduğundan bunların vücuttan kaybedilmeleri de farklı farklıdır. Hastaya verilen radyoaktif maddeye göre ne kadar süreyle ve nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında bilgi verilmektedir. Nükleer tıpta en sık kullanılan radyoaktif madde teknesyum olup yarı ömrü 6 saattir. Genellikle intravenöz enjeksiyonla verilen teknesyum'un tamamı pratik olarak 24 saatte vücuttan atılır. Eğer iyot-131 kullanılıyorsa vücuttan tamamen temizlenmesi için pratik olarak 1 ay geçmelidir. Galyum-67, Talyum-201 gibi radyoaktif maddeler de pratik olarak 12-13 günde vücuttan atılırlar.

Peki, nelere dikkat etmek gerekiyor?

Hem gereksiz yere radyoaktiviteye maruz kalınmaması hem de hamile veya çocuk gibi, dokuları gelişme gösteren ve radyasyondan etkilenme olasılığı daha yüksek olan gruptaki insanları koruma prensipleri gereğince kullanılan radyoaktif maddenin cinsine göre değişen sürelerde radoaktivite verilen kişi çevresindeki bireylerden uzak durmalıdır. Bu süreler ve korunması gereken mesafeler tetkik yapılan kişilere ilgili merkezlerde anlatılmaktadır. Radyoaktif maddelerin çoğu idrarla atıldığından idrar yolu ile bulaşma olmamasına dikkat edilmelidir.