: 0224 333 0 555

Karpal Tünel Sendromu

El bilek kanalında sinir sıkışması/kanlanmasının bozulması sonrası gelişir.

En sık görülen periferik sinir hastalıkları karpal tünel sendromu ve ulnar tuzak nöropatidir.

Çalışanlar arasında, karpal tünel sendromu ve işitme kaybı en çok iş gücü kaybına neden olan hastalıklardır.

Kimlerde görülür?

Her yaş, cins ve meslekte görülebilir. Ancak özellikle el bileği, el parmakları ve kollarla çalışlına işlerde çalışanlarda daha fazladır: paketleme, otomobil ve yedek parçaları üretimi ve montajı, el aletleri kullanılan işler, titreşimle çalışan el aletleri kullanma, taş kırıcı makineyle çalışma, ev temizlik işleri, dantel-örgü örme gibi işlerde çalışanlarda daha sık görülmektedir.

Aynı işte gün içinde geçirilen sürenin artmasıyla risk katlanarak artar. Hastalık kadınlarda ve baskın kullanılan elde daha sık görülür. Önce baskın olarak kullanılan elde başlasa da daha sonra diğer elde de şikayetler başlar. Toplumda görülme sıklığı kadınlarda yüzde 5,8 erkeklerde yüzde 0,6’dır. Kadınlarda karpal kanal çapı erkeklerden küçük olduğundan kadınlarda daha fazla rastlanır. Elin bilekten aşağı-yukarı, sağa sola hareketini sık yapmasıyla riskin arttığı kanıtlanmıştır; bu yüzden baskın kullanılan elde ilk önce başlar. Kadın olup bir de el gücü, el ile yapılan işlerde çalışıyorsa risk en fazla bu gruptadır; temizlik işleri, örgü, dikiş, dantel, oya, hamur açma, gıda paketleme işi, her türlü üretim sektörü; gıda üretimi, tekstil, otomobil.

25-30 yaş ve 40-60 yaşları arasında en sık görülmektedir. Genç yaşlarda gebelik ve meslekle ilişkili olarak fazladır.

Hastalık her zaman meslek nedeniyle ortaya çıkmayabilir; anatomik yapı nedeniyle doğuştan kanalın dar olması, kemik, kas ve tendonların anormal yapıları, bilekte kemik kırıkları, bilekte kist-ganglion gibi yer kaplayan yapıların olması da sebeptir. Aynı zamanda basınca karşı sinirin hassasiyetini arttıran durumlar olabilir: şeker hastalığı, tiroid bezinin az çalışması, romatizmal hastalıklar ve gebelik gibi durumlar da hastalığı tetikleyebilir.

Belirtileri nelerdir?

Hastalığın en sık görülen belirtisinin genellikle gece ortaya çıkan, elin ilk 3 parmağında uyuşma ve ağrı. Elin uzun süre aynı pozisyonda kalması şikâyetleri ortaya çıkartabilir. Örgü, dantel örme, temizlik ve ev işleri yaptıktan sonra şikâyetler artabilir. Gece uykudan uyanıp eli sallamak, açıp kapamak gibi hareketlerle ağrı ve uyuşma biraz azalır. Elin parmak uçlarına yayılan ağrı ve uyuşma kola, dirseğe doğru da çoğu zaman yayılır. Sabah uyanınca elin 'odun gibi, külçe gibi' hissedilmesi, parmakları hareket ettirmede zorlanma da sık gördüğümüz yakınmalardır.

Şikâyetler bir süre devam eder, sonra düzelir. Elin tekrarlayıcı bilek hareketleri ve dolayısıyla baskı artmaya devam ederse sinirdeki hasarlanma süreci de devam eder ve aynı şikâyetler birkaç ay içinde yeniden başlar. Sinirdeki hasar devam ettikçe, ağrı ve uyuşmalar azalmaya başlar çünkü artık sinirin içinde duyuları taşıyan lifler ölmeye başlamıştır. Bu aşamadan sonra avuç içinde başparmak tarafındaki bombe olan kaslarda erime, incelme, bir şeyi tutmakta, taşımakta zorluk, eldeki eşyaları düşürme başlar.

Tanı

Şikâyetleri ve muayenesi sonucu şüphe edilen hastalarda nörofizyolojik tetkik (EMG) yapılır. EMG ile sinirdeki harabiyet varlığı ve derecesi belirlenir. Bilek kanalının ve sinirin ultrason ile görüntülenmesi de yapılabilir. Çok nadiren bilek kanalını detaylı incelemek amacıyla MR çekilebilir.

Tedavi

Tedavisi diğer pek çok hastalığa oranla son derece kolay, yüz güldürücü ve ucuzdur. Öncelikle hastanın hastalığı konusunda bilgilendirilmesi ve elini koruma yollarını anlatmalıyız. Hafif derecede olan sinir sıkışmalarında bileklik-dirseklik takılması, ağrı kesici ve enflamasyon giderici ilaçlar, fizik tedavi uygulamaları, bilek ya da dirsek kanalına lokal olarak ilaç/serum uygulanması, nöroproloterapi uygulamaları gibi yöntemlerle tedaviye başlanır.

Cerrahi müdahale kararında, hastanın şikâyetleri ve hayat kalitesini, işini etkileme oranı önemlidir. EMG’ deki verilere göre, hafif-orta-ileri dereceli olarak sinirdeki etkilenme belirlenir; bu da ameliyat kararında yol gösterici olur. Genel kural olarak orta ve ileri derecedeki sinir sıkışmasında ameliyat önerilir.