: 0224 333 0 555

Baş Dönmesi

Kişinin kendisinin ya da etrafının hareket ettiğini algılamasıdır. Çoğunlukla kullanılan ”hareket illüzyonu” terimi, aslında böyle bir dönme-hareketlenme olmamasına rağmen bunu hissetmek demektir. 

Baş dönmesi ve dengesizlik iki farklı kavramdır.

Vertigo: Gerçek bir dönmeyi (çevrenin ve/veya kişinin kendisinin dönmesini) tanımlar. Çoğunlulukla iç kulak hastalıklarının neden olduğu bir durumdur. Genellikle bulantı ve kusma da eşlik eder.

Dizzines: Dengesizlik hissidir. Hastalarımız bu durumu “ayağımın altından yer kayıyor, sarhoş gibiyim, sersemlik hissi, teknede sallanıyor gibiyim…” şeklinde anlatırlar. Beyin ve denge merkezindeki sorunlar, hormonal ve iç organ hastalıkları, boyun kasları-omurgadaki problemler gibi nedenlere bağlı olarak gelişir.

 

Denge Nasıl Sağlanır

Dengenin sağlanması hala tam olarak çözülememiş çok karmaşık ve çok fazla organın rol oynadığı bir durumdur. Bu konuda rol oynayan organ ve sistemler arasında beyin, omurilik, iç kulak (labirent), gözler, eklem ve kaslar sayılabilir. Bu organları etkileyen herhangi bir hastalık baş dönmesi ile birlikte o organa ait diğer belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu kadar çok organın rol oynadığı bir belirti olan baş dönmesi doğal olarak sadece bir branş uzmanı tarafından değerlendirilemez. Genellikle başlangıçta KBB ve Nöroloji doktorları muayene etse de göz, dahiliye, fizik tedavi ve rehabilitasyon branşlarından da yardım ve destek almak gerekebilir.

Belirtiler

Baş dönmesi her hasta tarafından farklı anlatılır. Her taraf dönüyor, yer ayağımın altından kayıyor, bir yana doğru kayıyorum, kafamın içi boşalıyor, gözlerim kararıyor şeklinde açıklamalar sık duyulur.

Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmelerinde; kulak çınlaması, işitme azlığı, kulakta basınç hissi, bulantı-kusma, kulak akıntısı ve gözlerde anormal hareketler ( nistagmus ) saptanabilir.

Nörolojik hastalıklara bağlı baş dönmelerinde ise baş ağrısı, uyuşmalar, felçler, göz hareketlerinde anormallikler olabilir.

Yapılan tüm araştırmaların normal olduğu ve yıllarca süren dengesizlik hissi durumlarında, altta yatan depresif duygu halinin olduğunu son yıllarda sıkça görüyoruz.

Baş dönmesi ve dengesizlik yapan hastalıklar

1- Kulağa bağlı nedenler:

Gerçek vertigoların %60-70’i kulak kaynalıklıdır.

Pozisyonel vertigo, Meniere hastalığı, kulağın akıntılı kronik hastalıkları, işitme kaybı ile giden kulak hastalıkları, viral bir enfeksiyon sonrası denge sinirinin etkilenmesi, ileri derecede damar tıkanıklığı yaşayan insanlarda oluşan iç kulağa daha az kan gitme durumu, hiçbir nedene bağlı olmaksızın iç kulaktaki zarların yırtılmasına bağlı vertigo atakları oluşabilir.

2- Enfeksiyon:

Özellikle şiddetli gribal enfeksiyonlar sonrası kulak kaynaklı baş dönmesi, kusma ile giden dengesizlik durumları oluşabilir.

3- Nörolojik hastalıklar:

Multipl Skleroz, beyin damarlarında tıkanma veya kanama ile seyreden hastalıklar, çeşitli beyin tümörleri, Parkinson hastalığı, migren başağrısı gibi hastalıklar sinir sistemini etkileyerek dengenin bozulmasına neden olur.

4- Alerjik nedenler:

Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında, alerjik bünyeli insanlarda polen ve alerjik ortama bir cevap olarak vertigo atakları oluşabilir. Tedavide sadece antihistaminikler vermek yeterlidir.

5- Boyuna bağlı nedenler:

Aslında baş dönmelerinin büyük bir kısmı (özellikle pozisyonel olanları) boyun kaynaklı sanılsa da, çok ileri boyun fıtıkları haricinde baş dönmesi yapmazlar. Ancak boyun kaslarında kasılma-gerilme ile birlikte boynun ve başın hareketlerinin kısıtlanması dengesizlik hissine neden olabilir.

 

Muayene ve tetkikler

Herşeyden önce baş dönmesi ve denge hastalıkları tıbbi açıdan bir ekip çalışması gerektirir. Çoğu zaman hastalığın birkaç organı tutan bir boyutu vardır. Bu konuyla ilgilenen merkezlerde birçok teknolojik aletten yararlanarak (odyometrik-işitme testleri, elektronistagmografi, elektrokoklegrafi, elektroensefalografi, beyin ve iç kulak MR / BT) hastalığın yeri ve ismi konusunda net cevaplar almamız mümkündür. Nedeni belirledikten sonra ise etkene yönelik tedavi sağlanır.

Baş dönmesi için ne gibi tetkiklerin yapılacağı muayene sonunda elde edilen bilgilere göre yapılır. En sık başvurulan odyometri adı verilen ve hem işitme hem de iç kulak fonksiyonları hakkında bize bilgi veren testtir. İç kulak-iç kulaktaki denge organları ve beyincik-beyin yapılarını detaylı görmek için bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik resonans (MR) tetkiki yapılabilir.

Kan tahlili; şeker, kandaki yağ değerleri, kansızlık, B12 ve folik asit vitaminlerinin düzeyi, guatr hormonları, vücutta bir enfeksiyonun varlığını görmek için genelde istenir

 

Tedavi

Baş dönmesi kendisi bir hastalık olmayıp başka hastalığın belirtisi olduğu için öncelikle asıl sebebin tedavisi gerekir. Ancak birçok hastada ortaya net bir sebep konamamaktadır. Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir. Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmeleri (tümörler hariç) genellikle kısa ya da uzun zamanda kendiliğinden ortadan kalkmaktadır. Çünkü diğer kulak zaman içinde hasta kulağın problemini kompanse etmektedir. 1-2 hafta içinde azala azala çoğunlukla düzelir. Çok nadiren aylarca sürebilir. Baş dönmesi eğer pozisyonel baş dönmesi (BPPV) ise bunun tedavisi Epley manevrası denen ve doktorunuzun size muayene masasında uygulayacağı bazı hareketlerle olmaktadır. Bu hareketler iç kulaktaki bazı partiküllerin yerine oturmasını sağlamaktadır.

Baş dönmesini azaltmak için değişik ilaçlar kullanılsa da hemen hepsi sadece belli oranda baş dönmesini azaltırlar. En önemli tedaviyi vücut kendi içinde tamiratla yapmaktadır.

Baş dönmesi şiddetli olan hastalar bazen serum takılıp hastaneye yatırmak gerekebilir.