: 0224 333 0 555

Alzheimer Hastalığı

Hafızada gerileme ile birlikte, davranışsal bozukluklar ve günlük yaşam işlevlerinde gerileme ile seyreden, yavaş ilerleyen bir hastalıkltır.

Alzheimer hastalığı bunama yapan hastalıklar içinde en sık izlenen bozukluktur. Tüm bunama vakalarının %50-80’i Alzheimer hastalığına bağlıdır.

Yaşam koşullarının iyileştirilmesi, tıbbi alandaki gelişmeler insan ömrünü uzatmış dolayısıyla yaşlılıkla ilgili hastalıkların görülme sıklığı artmıştır. Alzheimer hastalığı uzun yıllardır bilinmesine rağmen son yıllarda daha çok tanı konur hale gelmiştir. Aslında hastalığın sıklığı artmamış hastalığın ortaya çıkacağı yaş grubundaki kişi sayısı artmıştır…

Beklenen yaşam ömrünün uzamasıyla birlikte, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 65 yaşın üzerindeki kişi sayısı artmıştır. Dünyada (özellikle gelişmiş ülkelerde) en hızlı artan yaş grubu 65 yaş ve üstü kişilerdir. Alzheimer hastalığının görülme sıklığı  yaş ile artmaktadır (65 yaş üstü 100 kişiden  8'inde  Alzheimer hastalığı görülmektedir.

Alzheimer hastalarının %5’i 40-50 yaş grubundadır.

Hastalık neden olmaktadır?
Kesin olarak bilmediğimiz bir sebeple, beyin hücrelerinin beklenenden daha erken haraplanmasıyla başlar. Yaşla beraber her kişide beyin hücre haraplanması ve ölümü olmaktadır ama Alzheimer hastalığında bu süreç çok hızlı ve erken yaşlarda olmaktadır. Hücre ölümüyle birlikte beyin yavaş yavaş küçülür.

Çok nadiren rastlanan kalıtsal-ailesel özelikle gösteren tipleri vardır.

Hastalığın nedeni tam olarak bilinmese de bir takım risk yaratan durumlar günümüzde tanımlanmıştır.

  •  Yaş: yaş ilerledikçe görülme sıklığı artmaktadır.65 yaşın altında her 100 kişiden
  • Aile öyküsü: ailede birinci derece yakınlarında Alzheimer hastyalığı olanlarda , olmayanlara göre 2-4 kat daha fazladır. 70 yaşından önce demans başlayanalrada ailesel yatkınlık daha önemlidir.
  • Kadınlarda erkeklere oranla 2 kat daha sıktır: kadınlarda beklenen yaşam ömrü daha uzun olduğu için sık olduğu varsayımlardan biridir.
  • Geçmişte depresyon
  • Damar hastalıkları (Kalp krizi, tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği...)
  • Geçmişte ciddi kafa yaralanmaları: komaya sokacak tek kafa travması ve çok sayıda kafaya alınan darbeler (boksörlerde) riski arttırır.
  • Düşük eğitim düzeyi: eğitim yılı arttıkça alzheimer riski azalmaktadır.
  • APOE4 taşıyıcılığı: genetik bir molekülün varlığı



Hastalıkta ortalama süre 8 yıldır. Buna karşın bazı hastalarda hastalık çok yavaş ilerlerken bazılarında da kısmen daha hızlı ilerlemektedir. Hastalık erken, orta ve ileri evre olarak 3 evreye ayrılabilir.

Hastalık bulguları

  • Günlük hayatı etkilemeye başlayan unutkanlık,
  • Plan yapma ve problem çözmede sorunlar yaşanması,
  • Daha önce bilinen ve yapılan işleri yapmada zorlanma,
  • Zaman ve yer ile ilgili karışıklıklar,
  • Yol, yer, yönleri karıştırma / bulamama
  • Görüntüleri anlamada ve birbiriyle ilişkilendirmede zorluklar yaşanması,
  • Konuşma ve yazmada kelime bulma zorlukları
  • Eşyaları yanlış yerleştirme,
  • Karar vermede güçlük yaşama,
  • Sosyal faaliyet ve yükümlülüklerden uzaklaşma
  • Kişilik değişiklikleri: isteksizlik, çabuk sinirlenme, içe kapanma



Unutkanlık
Hastalığın olmazsa olmaz özelliği unutkanlıktır. 
Alzheimer hastalığında başlangıçta hafif bir unutkanlık vardır. Örneğin hasta randevularını, yemeğin altını, marketten alacaklarını..... unutmaya başlamıştır. Eskiden alışveriş listesi yapmayan bir kişi liste tutmaya başlayabilir, unutmamak için yapacağı ileri not almaya başlayabilir.  Zamanla unutkanlık giderek artar ve hasta yeni bilgileri hiç kaydedemeye başlar. Örneğin  5 dakika önce sorduğu soruyu tekrar tekrar sorabilir. Torunlarının isimlerini unutabilir. Koyduğu eşyaların yerini hatırlamaz. Buna karşın hasta geçmişini özellikle de gençliğini ve 30-40 yaş dönemini şaşırtıcı bir ayrıntıyla anlatabilir. (Sıklıkla hasta yakınları "ne unutkanlığı, 40 yıl öncesini cin gibi hatırlıyor" diyerek yanlış bilgi verebilir ama önemli olan yakın döneme ait unutkanlığın olmasıdır).

Hastalık başlangıçta sinsi bir unutkanlıkla başlayabileceğinden yaşlılıkta izlenen unutkanlık belli sınırlarda ise normal kabul edilebilir.. Gençlerde görülen unutkanlığın altından ise sıklıkla modern yaşam tarzının getirdiği ruhsal sıkıntılar ve hastalıklar (depresyon, anksiyete, uyum bozukluğu gibi) çıkmaktadır. Bazı vitamin eksiklikleri (B12 ve folat) ve guatr bezi bozuklukları da gençlerde unutkanlığa neden olabilir ve araştırılması gerekli olabilir. Özellikle çalışan kişilerde unutkanlık şikayetine sık rastlanmaktadır.

Diğer bulgular
Hastalar daha önceden olmayan bir şekilde içlerine kapanabilir, isteksiz, şevksiz görülebilirler. Hastalar uğraş ve hobilerini terk edebilir. Örneğin bir hasta arkadaşları ile briç oynamayı bırakabilir. Karmaşık alet kullanımı zorlaşır. Para hesabında güçlük olabilir. Bankamatikten para çekmek hastalar için çok zor bir şey haline gelebilir. Bunlar ile beraber bir takım psikiyatrik bulgular da olabilir. Hastalar olmayan şeylerden bahsedebilir, onları gördüğünü, işittiğini söyleyebilir.

 

Muayene ve tetkikler

Yaşlılıktaki her türlü unutkanlık değerlendirmeyi hak eder. Önemli olan iyi karakterli yaşlılık unutkanlığı ile hastalık belirtisi olan unutkanlıkların birbirinden ayrılmasıdır.

Hastanın görülmesi ve nörolojik muayenesinin yapılması ile değerlendirme başlar. Hastayla kendisi,günlük olaylar, yaşadığı çevreyle ve yakınlarıyla ilgili sohbet ile başlanır. Yakınlarından davranışlarıyla ilgili bilgiler alınır.

Beyin işlevlerini değerlendiren nöropsikolojik değerlendirme testlerinin mutlaka yapılması gereklidir (minimental test, kognitif testler…)

Gerekirse beynin görüntülenmesi için MR / BT gibi radyolojik tetkikler yapılır. Kan tahlilleri hem var olan hastalıkların tespiti hem de ilaç başlanmadan önceki değerleri bilmek açısından önemlidir.

 

Tedavi

Hastalığın bilinen kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Yapılan tedaviyle, hastalık tamamen ortadan kaldırılmasa bile hastalığın ilerlemesi yavaşlatılarak yaşanan problemler azaltılabilir. Hastanın yaşam kalitesini arttırmak ve ortaya çıkan psikolojik sorunlarla başa çıkabilmek adına çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır.

Alzheimer teşhisinin koyulmasının ardından hastanın ve yakınlarının uyması gereken kurallar bulunmaktadır. Teşhisin kabullenilmesi ve tüm aktivitelerinde hastanın desteklenmesi, cesaretlendirilmesi gerekmektedir. Günlük yaşam aktivitelerinden; banyo, tuvalet, idrar-dışkı kontrolü, yemek yeme, giyinme, alışveriş, para işleri, ev işleri, yemek hazırlama, ilaçlarının düzenli kullanımı özellikle takip edilmelidir. Yapılacak işler için bir kağıda notlar alınmalıdır. Aynı şey, eşyaların yerini bulmak için de yapılmalıdır. Alzheimer hastalarının araba sürmesi tehlikelidir. Bu yüzden bir kişinin, hastaya şoför olarak eşlik etmesi gerekir. Hasta hobilerini kısıtlamamalıdır. Önceden yaptıklarını, yapmaya devam etmelidir. Hasta bunları ne kadar bağımsız yapabilirse yaşam kalitesini o kadar fazla koruyabilecektir.